Monday, May 8, 2017

ABAJUR ŞAPKASI YAPIMI ETKİNLİĞİ



Herkesin heyecanla beklediği etkinliğimizi nihayet organize edebildim..


25 Mayıs'ta EACH Göktürk şubemizde
26 Mayıs'ta EACH Koşuyolu şubemizde
ardında da 30 Mayıs'ta EACH Ankara'dayız....
Herkesin heyecanla beklediği etkinliğimizi nihayet organize edebildim..
Biliyorsunuz abajur artık en önemli ev aksesuarlarından biri..Ne yazık ki, bizim gibi country veya eklektik bir tarz istiyorsanız gerçekten hayalinizdeki abajuru bulmak çok zor.. Keza hobileriniz varsa ve işlediğiniz kanaviçeyi abajur yapmak istiyorsanız ya da hali hazırdaki abajurunuza şablon yardımı ile süslemeler eklemek istiyorsanız yine bunların neler olabileceğini keşfetmek zor..Ne almalı, nasıl yapmalı? Halbuki bir kere öğrenirseniz, gerekli tiyoları kaparsanız kimbilir neler yaratacaksınız neler...
O halde bu muhteşem etkinliği ANKARA ve İSTANBUL'daki iki ayrı atölyemizde kaçırmıyorsunuz ve hemen aşağıdaki numaramızı arayıp sınıflarımız dolmadan kayıt yaptırıyorsunuz.

TARİH:
25 Mayıs PERŞEMBE
EACH Göktürk
Göktürk Merkez Mah. Çeşmebaşı Cad.
No:57 (Kemerhill sokağı)
26 Mayıs CUMA
EACH Koşuyolu
Mahmut Yesari Cad. No:92/2 Koşuyolu
30 MAYIS 2017 SALI
EACH Ankara
3158.cadde numara 71 Yaşamkent
SAAT:9.30-16.30 (1 saat yemek molasinda ikramlar bizdendir)
EĞİTİMCİLER: ECE AYMER
Aslıhan Közen @victorianroseboutique
ETKİNLİK KONULARI:
Abajurun ev dekorasyonundaki yeri
Abajur yapımında kullanılan araç gereçlerin tanıtımı
Abajur çeşitleri nelerdir
Kumaş abajur için araç gereç hazırlama
model tespiti ve kalıp çıkarma, tele montajı ve süsleme
PVC Yapışkanlı kâğıt ile kumaş abajur, kenar bordürleri ve süsleme
PVC Kağit ile abajur, kenar bordürleri ve süsleme
Hazır abajura stensil şablonu nasıl çalışılır, nelere dikkat edilmeli, boya nasıl sabitlenir
Değişik boyutlara göre kalıp çıkarma formülü ve bu formülle kanaviçe işleme işlemi
Sorular ve öneriler
ÜCRET: 250TL
Ücretsiz ortak kullanılacak malzemelerin dışında atölyeden satın almanız gereken diğer malzemeler de olacaktır.Abajur teli, PVC kağıtları, danteller, kumaşlar vs...
Etkinlikte katılımcılar her birinin piyasa değeri en az 100 TL civarı olan en az 2 adet abajur şapkasına sahip olacaktır.
Tüm şubelerdeki kayıt ve detaylı bilgi için
0531 085 3680
0312 241 9688





















Bir Günlük Ücretsiz Ahşap ve Dekoratif Boyama Semineri

Merhaba Arkadaşlar...
Ece Aymer Craft House Ankara Dekoratif Sanatlar Eğitim ve Ev Dekor Ürünleri Satış Atölyesi olarak yıl içinde ara ara size ücretsiz seminerler veriyoruz...
Bir günlük bu seminerlerde önceden ilan edilen en popüler konular pratik olarak atölyede öğretilmektedir..
Tarih: 16 Mayıs 2017 Salı
Yer: 3158.cadde numara:71 Yaşamkent Ankara
Saat: 9.30 - 16.30
Öğlen 1 saat mola verilecektir.
Eğitim ücretsizdir. Sadece eğitim sırasında kullanılacak olan tüm malzemeler atölyeden satın alınacaktır.

Konular: Malzeme tanıtımı
Hangi malzemeye nasıl boyamaya başlanır?
Eski mobilyamızı boyaya hazırlama
Mum ve diğer eskitme jelleri ile eskitme
Yağlı boya ile mobilya görünümü
Yağlı boya budaklama
Yalancı kalas görünümü
Yalancı kalas ve mum eskitme ile
Varak Kaplama
Bez Yuvarlama
Transfer
Beyaz Peçete ile Yalancı kot veya kumaş görünümü
Pas eskitme
Camı Antik Aynaya Dönüştürme
SÜSLEME TEKNİKLERİ:
1. Dekopaj
2. Hamurla Boyutlu kabartma dekopaj
3. Kolaj
4. Peçete yapıştırma tekniği
5. Stencil
VERNİKLEME hakkında genel bilgi

Kayıt için lütfen
0531 085 3680
0312 241 9688'den Nalan hanımı arayınız.





Sunday, April 30, 2017

Kocasını seven kadın ona atölyede sandık boyar:))

Şimdi benim çooook tatlı bir öğrencim var... Didem Baran..
Cumartesi günlerimizin neşe kaynağı... Zeki, ince esprili, yaratıcı...Yaptığı hobinin hakkını çıkaran... Her zaman kendine has, eşi benzeri olmayan fikirlerle derse gelir ve o projeyi öyle güzel çalışır ki... Yaratıcılık bu işte..  "Denemeyen başarmıyor demektir" cümlesinin en güzel temsilcisi...

Son proje sevgili kocaya yapıldı... Heyecan içinde derse geldiğinde anlamıştım zaten yine birtakım cin fikirlerinin olduğunu...
"Ece hocam... Müthiş bir projem var.. Bu sandıkları eşime hediye yapıcam ve Çanakkale savaşı ile ilgili olacak.. Özellikle Atatürkçü ve Çanakkale savaşına düşkünlüğü var.. Bizim için bu konu hep çok önemli..."

"E hadi bakalım... Napıcaz, ne renk olacak, nasıl bişi var kafanda?"
" Şimdi bu sandıklar savaştan kalma gibi olmalı... Bir iki tane resim göstereyim.."
Heyecanla telefonundan bana bulduğu savaş sandıklarını gösteriyor hemen...
"İşte bunlar gibi.. Bu renk olsun hocam...Nasıl? Ne güzel bu değil mi?"
"O zaman sen önce bir beyaz boya, onu raw umberla bi eskitelim.. Sonra nasıl savaştan çıkmış yaparız..bakarız"
Tabi hemen Didem başladı boyamaya.. Boyandıktan sonra kenarlarını da bir güzel bıçakla kazıdık.. Sonra da raw umber yağlı boyayla eskittik, sildik ve o hafta sandıkları öylece kurumaya bıraktık.

Gelecek hafta olduuuuuu..
Didem cumartesi bi heyecan geldi.
Yanında muhteşem bir Çanakkale savaşı ansiklopedisi ile..
Hmmmm sırada ne var?
" Ece hocam.. Şimdi sandıkların kenarlarına bu kitaptan hikayeler yazıcaz.."
Hemen başladık yazmaya.. Eee tahmin edersiniz ki seçim zor oldu... Neyse bu safhayı da başarı ile geçtik..
Sandıklarda bolca urgan, metal de olmalı...
Didem'le sandıkların bir tarafını kalın urganla döşedik..
Atölyede bulduğumuz menteşe, köşebent..metal ne varsa sandıklara monte ettik...
O hafta da bitti..

Dün heyecanla yine geldi sevgili Didem...
Veeeee en müthiş kısmı meğerse bugüne bırakmış...

Savaşta en çok ne olur? Kan....
Sandıklara kan sıçratma zamanı...
Önce, ben diğer öğrencilerle dersimi yaparken, onlar Nalan'la uzun süre atölyenin içinde damlalık aradılar..Efendim... damlalıkla sandıklara kan damlatacaklarmış...
Bulamadılar..
Sonra bir baktım, Didem masasında tam "kan" rengini hazırlamış, kah fırçayla sıçratıyor, kah eliyle sürüyor..bir yandan yanlarından da kanlar yayılsın diye üflüyor..Kanları yayıyor!!!

Ya ama arkadaşlar... sonuç mükemmel..
Bu kadar gerçeğe yakın olabilir mi bizim Çanakkale Savaşı sandıkları?
Sevgili Didem Baran..:Ellerine, fikrine sağlık...
Hadi bakalım... Haftaya yeni projelere yelken açalım...






r



Friday, April 28, 2017

Sabah Sabah...

Sabahları çok erken kalkarım her zaman... O kadar az ki geçlere uyuyup kaldığım.. Erken dediysem de erken yani..6.30, ehhh bazen 7... Hele bir de kış vaktiyse daha hava aydınlanmamış bile olur..
Neyseki bahar geldi, yaz geliyor yavaş yavaş. Artık kedimden evvel perdemden sızan tatlı güneş uyandırıyor beni..
Kedim Pati saat gibidir.. 6 oldu mu başımın etrafında dolaşır durur. Islak burnunu boynuma değdirir, istemeden uykunuzda ürperirsiniz... Zaten o bıyıkları öyle bir gıdıklar ki hemen yüzümü gömüveririm yorganıma...Nihayet uyandırır beni... Mutluluk hırıltıları...
Kalkar kalkmaz önce ona balkonu açarım.. Ordan bahçeye iner.. Hava buz gibi de olsa incecik geceliğimle  bir 5 dakika arkasından bakarım... Özgürlüğünün verdiği mutluluğu seyretmek hep huzur verir bana...Kocaman yeşil bahçede minicik zıplayan beyaz bedeni de hep ne kadar korunmasız olduğunu hatırlatır....Ürpererek içeri girerim, salonda gece sıkılıp bir köşeye attığım bej rengi hediye hırkamı giyer sıcacık önce bir kendime kendim sarılırım...
 Geçer otururum salona, en sevdiğim köşe koltuğuma....Üstünde şeftali deseni var ama ....Nedense çok bir severim salondaki şeftalili koltuğumu...
Kendimle başbaşa...Sabahı dinlerim.Yüreğim dolu da olsa aslında hep yalnızdır bu saatte..Herşey dinginlikle aklımdan geçer.. Bitmeyen problemler, kaygılar... Sonra bir gün evveli düşünürüm.. İlla ki komik birşey getiririm aklıma.. Kendi kendime gülümserim.. İşte o an derin bir nefes alır ve ne olursa olsun var olduğuma, sahip olduklarıma şükrederim.. Ne kadar karışık da olsa hayatım kötü bir karmaşa yok, didişme yok, haset yok..Saflık var, küçük şeylerden mutlu olma var, başkalarının hayatına dokunmak var, doymuşluk alçakgönüllülük var...
En prenses benim sabahın o anlarında... En olmayacak kristal hayaller hep kafamda...

 İşte o an kedim geri gelir.. Sabah içtimasını bitirmiş olmanın rahatlığıyla....Sanki ben onun için hazırlanmışım da onu bekliyorum gibi koltukta bacaklarımı topladığımda oluşan kucak çukuruna bir güzel yerleşir.. Ellerim yumuşacık tüylerine değince....Varoluşumu duyumsarım..Dinginim ya ben bu hayatta.. Barışığım herşeyle, herkesle.....Hayat yaşamaya değer...

Evet.... Atölye zamanı.. Kahvaltı, çay zamanı...Arabaların homurtuları....Servis bekleyen cocukların cıvıltıları....Güneş de ısıtmaya başladı.. Hırkayı çıkarma zamanı...
Sabah ışığı sadece benimdi ya.... Yarın sabaha kadar  bitti artık büyüsü..
Prenses olma hayallerinden sıyrılıp aceleyle giyinme odama giderim...
10 dakikada hazırım...
Gerçek Ece olma zamanı..
Ama kimseler bilmez ki kafama taktığım toka çiçekler bir saat evvelki prenses olma hayallerimin gizli bir kalıntısı....
 İşte bu da benim mutluluğumun küçük sırrı...
Kalın sağlıcakla....
Ece Aymer

Friday, April 21, 2017

Aslıhan'ın Evi....

Ben hazırlayıp yazılarını yazana kadar üstünden neredeyse bir ay geçmiş..

Bendeniz son zamanlarda İstanbul'da babamın Kadıköy'deki evinde kalmaktansa pek bir kapı kapı gezer oldum...
Göktürk atölyemizin sahibi, ( kan bağı taşımasak da küçük kız kardeşim) Seda zaten her zaman o güzel evinde beni nasıl da rahat ettirir... 
Son zamanlarda da Dilek Gürenizlioğlu ve Evrim Atmaca sağolsunlar, nasıl güzel ağırladılar sıcacık yuvalarında bu deli gezgini... 
Dilek'in ev zaten kalabileceğiniz en sohbetli, en neşeli ev.. Bütün boyasever kadınlar, arkadaşları, komşuları önce Dilek'e geliyor sonra evlerine gidiyor yani mabet yeri gibi... Eee kimi seveceklerini biliyorlar yani..
 Evrim'in evi de kendi gibi narin, klas ve asil... Tüm aile sıcacık.. Hatta şömine sebebiyle gerçekten çok fazla sıcak ağırladılar beni... Ehhh ben de zaten tam bir sıcaksever... Mesttim yani...
Hepinize bu vesileyle sonsuz teşekkürler...
Gelelim en son İstanbul ziyaretimeeee... 

En son İstanbul ziyaretimde de çok süslü,  çok cici, sıcacık bir evde kaldım... Evde herşey el yapımı ve boyalı olduğu için... dedim ki bu evi sizlerle paylaşmalıyım...
Planlamadan...Aniden...
Instagram arkadaşım Aslıhan'ın evine bir akşamüstü ders çıkışı gidiverdik.
Kendileri @victorianroseboutique oluyorlar efendim... Web sayfasından da satış yapıyor... www.victorianroseboutique.com 
Ayrıca bu hafta PeraBulvarı'nda...
Tabi ki önceleri o benim takipçimmiş ama şimdilerde de ben onu takip eder oldum... Zaten bir de iyi arkadaş olduk ki...
Eve ani baskın yapmamıza rağmen pırıl pırıldı... Ahhh benim eve gelseniz... Neyse kendimi o kadar deşifre etmeyeyim:))
Ev bana göre muhteşem..Çok eski bir bina...Yüksek tavanlı... Tavanı kartonpiyer süslemeli... Küçük ama sıcacık.. Anı kokuyor her yeri...




Hadi gelin dolaşalım evi birlikte..






Bu arada söylemeyi unuttum... Tabi ki herşey Aslıhan'ın kendi elinden çıkıyor....



Bu yastıklar bile... Made by Aslıhan:))







Salon tam eski evlerden... İki bölümden oluşuyor... Ortada iki kanatlı eski kapı...
Aslıhan salonunun bir odasını salon yapmış....Ama öbür oda....
Ahhh hep istediğim şey...Salonun öbür tarafı atölyesi... Yani düşünsenize evinizdesiniz.. İstediğiniz zaman on adımda atölyenize geçebiliyorsunuz...
Atölye evden de şık...Hadi şimdi de Aslıhan'ın atölyeyi gezelim...





Ha ha ha... Aniden gelinen Aslıhan'ın evinde, atölyede, çalışma masasının en önünde benim boyalarım da duruyor ya... ayyy çok gurur verici bi durum yani....


















Daha da güzeli kitabımı salonunun başköşesinde görmek oldu tabi ki.. Gözlerim yaşardı, içimde kelebekler uçtu... Hepiniz canımsınız yaaa...




Aslıhan'ın ev Selimiye Camii'nin karşısıııııı... Hemencecik akşam yemeğimizi de yedik....



Ver elini Salacak sahili ve Kafeler... Gelsin sohbetler, ufak dedikodular, iç hesaplaşmaları, itiraflar... Nefis bir geceydi...


 Herşey için çooook teşekkürler... 
Eeeee bi iade-i ziyaret lazım di mi?


 
09 10